Soylu Gazi Üniversitesi Fikirler ve Değerler Topluluğu soru-cevapında, 15 Temmuz darbe sonrasında en bükük korkusunu açıkladı. Topluluktan sorulan sorulara, güvenlik politikalarından siyasete, 15 Temmuz darbe girişiminden sosyal medyaya kadar birçok konuda cevap vererek, Türkiye’nin iç tehditinin olamayacağını vurguladı.
O, en büyük tehditin dış kaynaklı olduğunu belirtti. “Yüzde yüz dışarı. Türkiye’nin iç tehdidi olamaz. Türkiye’nin dış tehdidi var.” dedi. “Türkiye’nin dış tehdidi var” diyerek, ülkenin güvenliğinin dışarıdan gelen tehditlerle ölçüleceğini söyleyerek, sokağın sesiyle anlatım yaptı.
Hayatındaki en büyük korkusunu, Ahmet Yesevi kültürü ve Hacı Bektaş’ın, Mevlana’nın, Köroğlu’nun, Yunus Emre’nin, Anadolu’nun kıymetini ifsat etmek isteyen dışarısı olarak anlattı. “Burası Ahmet Yesevi kültürünün ülkesidir. Burası Hacı Bektaş’ın, Mevlana’nın, Köroğlu’nun, Yunus Emreyi, özellikle bu Anadolu coğrafyasını ifsat etmek isteyen dışarısıdır.” diyerek, tarihine bağlanarak, sokağın kimliğini korumak istediğini savundu.
Korkusunun, gece uyurken toplumun başına, milletin başına, ülkenin başına bir iş gelir diye, gece üçe kadar uyumadı. “Korkum kendime ait bir korku da değil. Ama biz uyur da bunu engelleyemezsek ve biz gece uyurken toplumun başına, milletin başına, ülkenin başına böyle bir iş gelir diye çok korktum. Gece üçe kadar hiç yatmadım.” diyerek, geceyi sessiz tutarak, sokağın ne kadar hassas olduğunu anlattı.
Sosyal medyayı kim kurmuşsa, kurgulamışsa, algoritmalarını kim oluşturmuşsa patronu o. “Siyaseti dizayn eden de, siyasette kaza da hep fikri üzerinden siyaset yapanlardır.” diyerek, sosyal medyanın ve algoritmaların arkasındaki gizemli güçleri gündeme taşıdı.
Bakalım bundan sonra ne olacak? Gelişmeleri takip ediyoruz.
Kaynak: Orijinal Haber