Kağıthane’de Dehşet Anları: İş Makinesi Balkonu Yuttu, Ev Uçuruma Döndü

31.07.2026 - 12:00
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Sabahın köründe Kağıthane’de oturanlar için kabus gibi bir uyanış oldu. Osmanpaşa Mahallesi Çınar Sokak’ta kentsel dönüşüm çalışmaları devam eden 4 katlı binada çalışan iş makinesi, bitişikteki apartmanın giriş katında büyük hasara yol açtı. Dozerin kepçesi adeta balkonu yuttu, balkonun bir bölümü inşaat alanına doğru çöktü. Olay yerine itfaiye, polis ve belediye ekipleri sevk edildi. Şans eseri ölen ya da yaralanan olmadı ama yaşanan korku öyle büyük ki…

Bakın o anlar nasıl yaşandı? Saat sabah 08.30 ile 09.00 arasıydı. Evi zarar gören Burak Eşcan, evinde uyuyordu. Balkondan gelen o korkunç sesle birlikte her şey birbirine karışdı. Eşcan, “Biz önce çok aşırı bir ses duyup deprem oluyor zannettik.” diyerek o anki paniği anlatıyor. Hani insan uykudan uyanınca ilk birkaç saniye ne olduğunu anlamaz ya, işte öyle bir durum. Ama ses öyle bir sesti ki, deprem sanmamak elde değildi. Oysa gelen şey deprem değil, kentsel dönüşümdeki bir dozerin kepçesiydi.

Burak Eşcan olayı anlatmaya devam ediyor: “Daha sonra da arkada yapılan inşaattaki dozer kepçesi bizim balkona girdi ve balkonu içindeki eşyalarla beraber tamamen aşağıya indirdi.” Yani sadece beton kırılmadı, balkonda ne varsa hepsi o inşaat çukuruna gömüldü. Balkondaki eşyalar, saksılar, ne varsa… Hepsini kepçe alıp aşağıya indirdi. Düşünsenize, sabah uyanıyorsunuz, balkonunuz yok. Sadece bir uçurum var. Eşcan’ın sözleri yürek burkuyor: “Şu an balkonumdan ya da odamdan baktığım zaman sadece uçurum görüyorum.”

Bu nasıl bir duygudur arkadaşlar? Eviniz, yuvanız, güvenli alanınız… Bir anda size yabancılaşıyor. Balkonunuz direkt mutfağa bağlanıyormuş. Yani mutfakla balkon arasındaki o kapı artık bir uçuruma açılıyor. Evinizde dolaşırken dikkat etmeniz gereken bir boşluk var. İnanılır gibi değil.

Olayın ardından mahalleye belediye ve zabıta ekipleri geldi. Tutanaklar tutuldu, ifadeler alındı. Eşcan, karşı tarafın mühendis göndereceğini ve mağduriyetinin 15 güne kadar giderileceğini söylediklerini aktarıyor. Ama bu süreçte o evde yaşamak nasıl olacak? Eşcan’ın söylediği gibi “olay çözülene kadar ben orada uyurken, yatarken kendimi güvende hissetmeyeceğim.” Hakikaten de öyle. Balkonu olmayan, altı uçurum olan bir evde insan kendini nasıl güvende hisseder? Her an bir şey olacakmış gibi…

Burak Eşcan olayın takipçisi olacağını da belli etti. Karakola gidip ifade vermiş, savcılığa suç duyurusunda bulunmak için şikayetçi olmuş. Olayın hızlanması için elinden geleni yapıyor. Müteahhit tarafıyla da görüşmüşler. Müteahhitler “Biz sizi mağdur etmeyeceğiz. En kısa zamanda bu durumu çözüme kavuşturacağız. Öncelikle sizin işinizi halledeceğiz. Daha sonra da kendi inşaatımıza geçeceğiz.” demişler. Ama Eşcan’ın cevabı çok net: “Söz uçar yazı kalır.” Yani kağıt üzerinde ne varsa o geçerli. Bu kadar büyük bir hasarın 15 günde nasıl giderileceği de ayrı bir merak konusu tabii…

Neyse, devam edelim… Şimdi o balkonun olduğu yerde koskoca bir boşluk var. O boşluğa bakan aile, yetkililerin vereceği müjdeyi bekliyor. Kim bilir kaç gece o evde gözlerini kırpmadan dönecekler? Her neyse, bakalım bu iş nasıl çözülecek? Müteahhidin sözü yazıya dökülecek mi? Yoksa Eşcan ailesi daha ne kadar bu uçurumla yaşamak zorunda kalacak? Gelişmeleri hep birlikte takip ediyoruz.

Kaynak: Orijinal Haber

Arzu Develi
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap