Olay yerinden bildiriyorum… İspanya’nın Kuzey Afrika’daki Fas sınırı tam anlamıyla karışmış durumda. Ceuta şehrine yaşanan göçmen akınında bilanço her geçen saat ağırlaşıyor. İspanya hükümeti resmi açıklamasında, geçiş sırasında hayatını kaybedenlerin sayısının 67’ye ulaştığını doğruladı. Rakamı bir kez daha okuyun: 67 can. Bu sayı yetkilileri ve tüm Avrupa’yı derinden sarsmış durumda.
Olay dün sabah saatlerinde başladı. Yerel saatle 07.50 sıralarında Fas sınırındaki dalgakıranda büyük bir izdiham yaşandı. İnsanlar sınırı geçebilmek için adeta birbirlerini eziyordu. İspanya hükümetinden yapılan açıklamada trajedi bu saatte meydana geldi. Sabahın erken saatlerinde, güneş henüz doğarken yaşanan bu olay, Ceuta’da hayatı tamamen alt üst etti.
Şimdi Ceuta’ya bakıyorum… Şehirde hayat durmuş durumda. Sokaklar göçmenlerle dolu, insanlar ne yapacaklarını şaşırmış vaziyette. İspanyol yetkililer, “İnsanların geri dönüşü tatmin edici bir şekilde başladı, ancak sürecin tamamlanması gerekiyor” açıklamasını yaptı. Yani işin henüz bitmediğini, daha çok işleri olduğunu söylüyorlar. Şehir henüz normale dönmedi, dönmesi de kolay görünmüyor…
İspanya yönetimi daha önce yaptığı açıklamada, sınırdan geçen göçmenlerin 48 saat içinde geri gönderildiğini duyurmuşdu. Yani hızlı bir geri gönderme süreci işletiliyor. Ama bu süreç bu kadar çok sayıda insan varken ne kadar sağlıklı işler bilinmiyor. Göçmenlerin bir kısmı geri döndü, bir kısmı hala sınır bölgesinde bekliyor. Ortalık karışık, herkes tedirgin…
Bu olay sadece İspanya’yı değil, tüm Avrupa’yı alarma geçirdi. Avrupa ülkeleri İspanya’da yaşanan krizle ilgili peş peşe açıklamalar yapmaya başladı. Çünkü bu tablo, Avrupa’nın göç konusundaki en büyük korkusunun gerçeğe dönüşmesi gibi. Sınır güvenliğinin ne kadar kırılgan olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
İşin en çarpıcı tarafı ise bu olayın ABD’den de yakından takip edilmesi. ABD Başkanı Donald Trump, kabine toplantısında bu konuya değindi ve çok sert ifadeler kullandı. Trump, Ceuta’daki durumu “Bu tam anlamıyla bir işgal gibi görünüyor” sözleriyle nitelendirdi. Yani Trump olayı sıradan bir göç dalgası olarak görmüyor, tam anlamıyla bir işgal olarak değerlendiriyor.
Trump’ın asıl dikkat çeken uyarısı ise şu oldu: “Eğer Cumhuriyetçiler seçilmezse yaklaşan ara seçimlerden sonra bizim de başımıza tam olarak bu gelecek, hatta daha da kötüsü.” Bu sözler ABD’de büyük yankı uyandırdı. Trump, sınır güvenliğinin önemine dikkat çekerek, ABD’nin de benzer bir durumla karşı karşıya kalabileceği konusunda uyardı. Yani Trump’a göre bu sadece İspanya’nın sorunu değil, tüm Batı dünyasının gelecekte karşılaşabileceği bir senaryo.
Bakın ne diyorum, bu olay gösteriyor ki göç meselesi artık sadece bir ülkenin değil, tüm dünyanın ortak sorunu haline gelmiş durumda. 67 kişinin hayatını kaybettiği bu trajedi, sınırların ne kadar kanlı olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Fas sınırındaki bu dalgakıran, artık sadece bir beton yapı değil, bir trajedinin sembolü olarak tarihe geçti.
Ceuta’daki olayda hayatını kaybedenlerin kim olduğu, nereli oldukları henüz tam olarak bilinmiyor. Ama bilinen bir şey var ki, bu insanlar daha iyi bir yaşam umuduyla yola çıktılar ve bu yolda hayatlarını kaybettiler. Sınırın ötesinde ne bulacaklarını bilmeden, sadece umutla hareket ettiler. Ne acı ki bu umut, 67 kişi için hüsranla sonuçlandı…
İspanya hükümeti yetkililerin söylediğine göre süreç hala devam ediyor. Geri dönüşler sürüyor ama şehir normale dönmüş değil. Ceuta’da yaşayanlar tedirgin, yetkililer ise durumu kontrol altına almak için çaba sarf ediyor. Bu kaosun ne zaman biteceği, sınırın ne zaman sakinleşeceği şimdilik belirsizliğini koruyor.
ABD’de ise Trump’ın bu sözleri siyasi tartışmaları alevlendirdi. Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasındaki göç politikası kavgası, Ceuta’daki görüntülerle birlikte daha da kızışacak gibi. Trump’ın “Başımıza tam olarak bu gelecek” uyarısı, özellikle ara seçim öncesinde Cumhuriyetçi seçmeni konsolide etmeye yönelik bir hamle olarak da yorumlanıyor.
İşte böyle arkadaşlar… Avrupa’nın kapısındaki bu insanlık dramı, aynı zamanda siyasi bir krize de dönüşmüş durumda. Sınırda ölen 67 kişinin acısı hala tazeyken, siyasetçiler bu durumu kendi ajandalarına göre yorumluyor. Bakalım bu tablo dünya siyasetini nasıl etkileyecek? Göçmenlerin akınını durduracak mı, yoksa bu sadece başlangıç mı? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber