ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Gazze’deki anlaşmayı ‘tarihi’ olarak nitelendirdi ve adeta zafer havası estirdi. Trump, Barış Konseyi’nin anlaşmaya ilişkin taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda kendilerinin de direnişin silah bırakmasına yönelik taslak konusunda “hiçbir adım atmayacaklarını” belirtti. Yani Trump’ın mesajı netti: Onlar sözünü tutmazsa, biz de masadan kalkarız!
Trump paylaşımında, Gazze’de soykırım yapan İsrail’e teşekkür ederek, silahsızlanma tamamlandıkça İsrail güçlerinin geri çekileceğini ve Uluslararası İstikrar Gücü’nün, Gazze’nin sakinleri ve komşuları için güvenli olmasını sağlamak amacıyla yeni bir Filistin polis gücüyle birlikte çalışacağını ifade etti. Ayrıca söz konusu anlaşmanın Gazze’de kalıcı barış için tarihi bir öneme sahip olduğunun da altını çizdi. Adamlara göre herşey çok güzel olacak, herkes kazanacak yani…
Ama işler pek de Trump’ın dediği gibi değil. Bakın ne oldu? Filistin İslami Cihad Hareketi’nden anlaşmaya ilişkin adeta bir soğuk duş etkisi yaratacak açıklama geldi. Hareket, medyada yer alan Filistinli gruplar ile İsrail arasındaki anlaşma haberlerinin gerçeği yansıtmadığını ve mevcut haliyle bu anlaşmaya çekince koyduklarını bildirdi. Yani ne yani, daha imzalar atılmadan mı çatlak sesler yükseliyor?
İslami Cihad Hareketi Sözcüsü tarafından yapılan yazılı açıklamada, Filistinli gruplar ile İsrail arasında varıldığı duyurulan anlaşma haberlerinin hassas ve doğru olmadığı belirtildi. Açıklamada, mevcut şartların anlaşmaya uygun olmadığı ve bu haliyle kabul edilemeyeceği ifadelerine yer verildi. İşte bu noktada ipler biraz gerildi, anlaşmanın temeli daha en başından sallanmaya başladı.
Hamas cephesinden de önemli açıklamalar geldi. Hamas müzakere heyeti üyesi Gazi Hamad, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, Filistinli gruplar ile İsrail arasındaki müzakere ve anlaşma taslağına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Hamad, Hamas’ın anlaşmaya olan bağlılığını vurgulayan ifadeler kullandı ancak önemli şartların altını çizdi. Silah konusunun tek başına ele alınamayacağını söyleyen Hamad, İsrail’in Gazze Şeridi’nde anlaşmaya uymasının şart olduğunu belirtti. İsrail tarafının anlaşmayı ihlal etmesi durumunda kendilerinin de herhangi bir adım atmayacağını yineledi.
Yani anlaşmanın kaderi tamamen İsrail’in tutumuna bağlı. Hamad’ın o meşhur sözü de bu sürece damga vurdu: “İsrail, kalleşlik ve öldürme üzerine kurulu saldırgan bir devlettir, bu yüzden anlaşmaya uymadı.” Bu sözler, daha önceki deneyimlere atıfta bulunarak, İsrail’in Şarm el-Şeyh Anlaşması’na da uymadığını hatırlattı. Geçmişte yaşananlar ortadayken, bu yeni anlaşmanın akıbeti de merak konusu oldu. Neyse, devam edelim…
Şimdi durum şu: ABD Başkanı Trump ortalığı ‘tarihi anlaşma’ diye inletiyor, İsrail’e teşekkür ediyor. Ama Filistinli grupların en önemli iki kanadı, Hamas ve İslami Cihad, anlaşmaya temkinli yaklaşıyor, hatta İslami Cihad anlaşmayı yalanlıyor ve çekince koyuyor. Ortada ciddi bir güven bunalımı var. İki tarafında birbirine güveni sıfır, ortada dev bir çelişki dönüyor. Trump’ın ‘tarihi’ dediği anlaşma daha ilk günden yalanlamalarla karşılaştı. Olayın içinde kaynaklar anlaşmanın hassas olduğunu söylüyor, doğru olmadığını iddia ediyor.
Peki bu anlaşma gerçekten uygulanabilecek mi? İsrail, geçmişte olduğu gibi yine taahhütlerini yerine getirmeyecek mi? Hamas ve İslami Cihad’ın çekinceleri ne kadar sürecek? Gazze’de kalıcı barış umudu daha en başında mı suya düşüyor? Ortalıkta dönen onca lafa rağmen kimse net bir şey söyleyemiyor. İşte böyle arkadaşlar, herkes birbirini izliyor, kimse kimseye güvenmiyor. Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber