Deprem Kültür Müzesi’nde 17 Ağustos 1999’un Acı Yansımaları Yaşanıyor
Deprem Kültür Müzesi Adapazarı’nda 2004 yılında açıldı ve 17 Ağustos 1999 Marmara depremi yıldönümünde ihracat ziyaretçilerinin merkezinde yer aldı. 3 büyük depremin fotoğrafları sergilenen bu müze, anma anıtı ve deprem simülasyon merkeziyle geçmişi hatırlatıyor. Adapazarında yaşayanlar için gerçek bir ayna gibi işlev görüyor, o günün acı hatıralarını besliyor.
Müzes, 17 Ağustos 1999 depreminin yanı sıra 1967 ve 1943 depremlerinin de görüntü ve resimlerini barındırıyor. 3891 kişilik anıt maketi, yalnızca Adapazarı’nda hayatını kaybeden vatandaşların sayısını görsel olarak özetliyor. Aynı zamanda yıkılan binaların enkaz çalışma sahnelerini de ziyaretçilere sunuyor, bu da ziyaretçilerin depremin yıkıcı etkilerini görsel olarak anlamasını sağlıyor.
Simsülasyon merkezi 5.4 şiddetinde bir deprem deneyimi sunarak gençlere bu tür olayları deneyimleme imkanı veriyor. Burada yapılan simülasyon, depremin anında ne yapılması gerektiğini ve sonrasında nasıl hareket edilmesi gerektiğini öğretmek üzere tasarlanmış. Bu merkez, şehrin genç nüfusunu bilinçlendirmek amacıyla oluşturulmuş, aynı zamanda eğitim amaçlı da kullanılıyor.
Adapazarı Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürü Cem Erdivan, “Deprem kültür müzesinde müzemize gelen vatandaşlarımıza depremin bilincini, deprem anında ne yapılması gerektiğini, deprem sırasında ve sonrasında neler olması gerektiğini anlattığımız bir yerdeyiz,” diyerek, müzenin görevini vurguladı. Onun sözleri arasında 17 Ağustos 1999, 1967 ve 1943 depremlerinden şehrimizden görüntülerin yer aldığı açıklama da vardı. 5.4 şiddetinde deprem simülasyon merkezinde ise, “depremi yaşayıp, deprem anında ne yapmaları gerekir, deprem sonrasında ne yapmaları gerekir” bilgisi veriliyor.
46 yaşındaki Şahin Mantar, “Şuanda burayı her gezdiğimde tekrar o acıyı hissediyorum. Sanki yeni yaşamış gibi hissediyorum,” diyerek depremin çok acı bir deneyim olduğunu vurguladı. Yıkılan her binada, her caddede ders almamız gerektiğini belirtti. “17.000 şehidimiz yatıyor. 17 Ağustos unutulmaz. En azından haftada bir sefer buraya zaman ayırmalılar.” diye konuştu.
43 yaşındaki Nuray Güven, “degerli” bir aile olarak, 17 Ağustos’un ne ifade ettiğini çocuğuna göstermek için ailecek müze ziyareti gerçekleştirdiklerini söyledi. “Resmen kıyamet kopuyor zannettim. Bayırda oturuyorduk. Yerle bir olur zannettim. Aşağılarda çok kötüydü bağırış, toz duman. Şükür bizim oralar bayır olduğu için orada bir problem olmadı. Gene sağlammış. Hep düzlüklerde yıkıldı. Ölümler oldu.” diyerek anıların önemini vurguladı.
Bakalım bu anıt ve simülasyon merkezleri, gelecekte depreme karşı bilinçli bir toplum oluşturmak için ne kadar etkili olur?
Kaynak: Orijinal Haber

