Ayağına taş takıldı, hayatı değişti. Doğadan topladı, 10 yılda sayısı 15 bin oldu
Sedat Çam’ın yolculuğu, bir sakatlıktan bir hobiye, sonra da kârlı bir iş modeline dönüştü. 2016’da spor yaparken ayağına takılan taş, onun için bir dönüm noktası oldu. “Bunu tesadüfen gördüm, ama taşın farklılığı beni farklı bir dünyaya sevk etti,” diye anımsatıyor. Bu olay, Çam’ın doğal taşlara olan ilgisini ateşledi ve ona yeni bir kariyer yolu açtı.
İki yıl boyunca hiç satış yapmadan topladığı taşları incelemeye devam etti. Ferdi Tayfur’un sözleri, “Hiçbir kaset satmadığımda şarkıcılığı bırakmasaydım, Ferdi Tayfur olmazdım,” Çam için bir motivasyon kaynağı oldu. Bu sözleri hatırlayarak, “İki yıl boyunca hiçbir taş satmadım ama vazgeçmedim,” dedi. Çam, “gerçekten de, o dönemde taşları toplamak bana bir tutku gibi geldi,” diyerek devam etti.
Çam’ın toplamda 85 farklı taş çeşidinden oluşan 15 bin taş koleksiyonu, Türkiye’nin 79 ili gezilerek oluşturulmuş. Her taş, orijinalliği, rengi ve nadirliği ile 200 TL ile 50 bin TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyor. “Kuru çam, gümüş çakıl gibi taşlar, müşterilerimiz için farklı bir görsel şölen yaratıyor,” diyor. Ayrıca, “yurt dışına açılmayı hedefliyoruz,” diyerek geleceğe dair planlarını paylaşıyor.
Biyolog olarak resmi işini yapmayan Çam, evinin üst katında açtığı dükkanla taş ticaretine adım attı. “Bu iş, bir hobi olarak başladı ama zamanla ticari bir anlam kazandı,” diyerek, “2019 yılı milat oldu,” vurguluyor. İlk dönemlerde taşların beğeni görmemesi, Çam’ın motivasyonunu düşürmedi. Bunun yerine, “taşları öğrendikçe kaliteli olanları seçmeye başladık,” diyerek, “artık beğeni artıyor” diye ekliyor.
Çam’ın taş toplama macerası, sadece bir iş değil, aynı zamanda bir kültür yolculuğu. Türkiye’nin farklı şehirlerinde karşılaştığı taşlar, ona farklı bakış açıları kazandırdı. “Her şehirde farklı bir taş buluyorum, bu da beni zenginleştiriyor,” diyerek, “şimdi yurt dışına açılmayı planlıyorum” diyerek, uluslararası bir vizyonun kapısını aralıyor.
Kaynak: Orijinal Haber

